Pazartesi, Şubat 27, 2006
Saat: 13:41

neler anlatmalı, neler şimdi.. her şey o kadar hızlı oluyor ki, zaman denilen kavram; her geçen gün, çekmiş kazak misali kısacık kaldı üstümüzde... şimdi aklımda bir çok konu vardı ama düşününce "size ne"diyorum çoğu şey için:) şimdi tatildeyim zaten, böyle bir keyif, lay lay lomum ki sormayın..

biricik editörüm site açmış, bunun haberini vereyim dedim.. o değerli, bilgi yüklü yazılarını bizlerle paylaşmak amacıyla bir blog sitesi açmış. hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. her ne kadar tasarımlarımız aynı olsa da, ona laf yok:) gerekirse biz değiştiririz tasarımı... n-marmara ; benim de daha inceleme fırsatım olmadı ama biliyorum ki iyi adamlar, iyi işler yaparlar..

selamlar efenim...

charlie brown söyledi | Permalink | 5 farklı hayal

Cumartesi, Şubat 25, 2006
Saat: 13:11


Bu durakta neden beklediğimi bilmiyorum. Çünkü bu duraktan geçen otobüslerin seferleri çok zaman önce durduruldu. Üstelik benim de bir yere gideceğim filan yok. Yine de gelip hergün birkaç saat bu durakta oturuyorum. Belki bir otobüs yolunu şaşırıp gelse ve önümde dursa, binip bilmediğim bir yere doğru giderdim. Ama ihtimaller dünyasının böyle eğlenceli ihtimallere pek yüz vermediği de ortada. Otobüsler genellikle yollarını şaşırmıyorlar.
Dünyayı dolduran insanların tamamına yakını otobüslerin hangi duraklardan geçtiği ve kendilerinin nereye gitmek istediği gibi konularda bir fikirleri oluyor. Benim gibiler istisna!.. İhtimaller dünyası neden işini gücünü bırakıp benim gibi istisnalarla uğraşsın! Neyi beklediğini ve gidecek bir yeri olup olmadığını tam olarak bilemeyen biz istisnalar; adımız üstümüzde, kayda değer sayılara ulaşıp çoğunluğun yaşamak hakkındaki kararlarını etkileyemeyi denemiyoruz hiçbir zaman. İstesek de bunu başaramayız zaten. Ne onların yapageldiklerinin dışında bir arayışları var, ne de bizim onlara ayıracak kadar vaktimiz.
Bizim bütün ömrümüz, otobüslerin geçmediği duraklarda, gemilerin yanaşmadığı rıhtımlarda, trenlerin uğramadığı istasyonlarda ve kimselerin görünmediği pencerelerde oturup beklemekle geçiyor. Bu bekleme hali, uzun süren bir öğle sıcağı gibi titreşerek bütün ömrümüzü dolduruyor bizim.Mürekkebin de bir kaderi var mutlaka. Herşey gibi...
Durmadan kolları hayata sıvalı ve gönlü kanat çırpmaya hevesli bir halde yakalanan bu tedbirsiz kalem; daha yazmaya başlamadan çürümeye yüz tutan bu sayfalara daha fazla ne yazabilir?
Her fırsatta yüzüne vurulan bitmek bilmez sürgünlüğünden başka...
İdris Özyol

sponge bob söyledi | Permalink | 0 farklı hayal

Çarşamba, Şubat 22, 2006
Saat: 12:59

"gazete yazılarımı, öykülerimi, biricik romanımı okumuştu, bana onlardan o kadar duru ve amansız bir anlayışla söz etti ki, yalnızca aşk ya da garezle mümkün olabilirdi bu kadarı. Bense yalnızca biz erkeklerin muktedir olduğu alçak bir korkaklıkla özlemin tuzaklarından kaçınmak dışında hiçbir şey yapmadım."

g.g. marquez

charlie brown söyledi | Permalink | 4 farklı hayal


Saat: 12:48

aşkım da değişebilir gerçeklerim de
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yangelmişim diz boyu sulara
hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
hiçbirinizle dövüşemem
siz ne derseniz deyiniz
benim bir gizli bildiğim var
sizin alınız al, inandım
sizin morunuz mor, inandım
ben tam dünyaya göre
ben tam kendime göre
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız!!

turgut uyar

charlie brown söyledi | Permalink | 1 farklı hayal

Pazar, Şubat 19, 2006
Saat: 15:35

love in Portofino

I found my love in Portofino
perché nei sogni credo ancor
lo strano gioco del destino
a Portofino m' ha preso il cuor.

Nel dolce incanto del mattino
il mare ti ha portato a me.
Socchiudo gli occhi a me vicino
a Portofino rivedo te.

Ricordo un angolo di cielo
dove ti stavo ad aspettar
ricordo il volto tanto amato
e la tua bocca da baciar.

I found my love in Portofino
quei baci più non scorderò
non è più triste il mio cammino
a Portofino I found my love.

Ricordo un angolo di cielo
dove ti stavo ad aspettar
ricordo il volto tanto amato
e la tua bocca da baciar.

I found my love in Portofino
quei baci più non scorderò
non è più triste il mio cammino
a Portofino I found my love.

charlie brown söyledi | Permalink | 2 farklı hayal


Saat: 14:54

geçen sene ne zamandı bilmiyorum tam olarak, incesazı da bilmiyordum ve bilmediğim ne çok şey vardı... albümünün ismini görünce hemen aldım ve o gün bugündür dinledim, canlı dinlemek dün nasip oldu. Eylül Şarkıları ile tanıdım onları, Melihat Gülses'in o iç acıtan sesi ile... tüm sevdiklerime de dinletmişimdir mutlaka.. müzik mi yoksa bizim yüklediğimiz anlam mıdır onu vazgeçilmez kılan, hiç bir zaman bulamadım. dün akşam bugs, bob ve ben gittik Altunizade Kültür Merkezine, en son 2004 eylül ayında gitmiştim ve bir daha gidemememiştim.. canlı performansları gerçekten görülmeye değer. solistleri olmasa da çaldıkları şarkılar kendi sözlerini yazdırıyor. gözlerimi kapatıp, dinlerken müziği,birden farkına vardım ki içimden sözlerini söylüyorum, hiç kimsenin bilmediği sözleri..

tambur(murat aydemir) ve klasik kemençe(derya türkan) sesine hayran kaldım.. ince sazın bir güzel tarafı da sanırım grup elemanları, bu kadar yaptıkları müzikle zevk alan, mutlu olan insanlar görmedim. özellikle de gitaristleri... tüm gece onu izledim, o kadar mutluydu ki, sanki orada değil gibi. mutluluk bu dedim sonra, somurttum. ben bilmiyordum, belki çok önceleri. bir gün olursa birgün, ardımdan bu şarkı çalınsın, gitsem de neden bilinsin...

İncesaz/FİRAR

bir sihir gibiydi şehre inerken gece
mektubun güvercin oldu vardı gizlice
gel diyor, geç olmadan gel, geçiyor yıllar
böyle başladı, dönülmez bu müthiş firar

madem ki yeminimiz var, madem aşk mukadder
işte geldim, bilmesinler yarına kadar
bil ki artık dönüşüm yok, gitti son vapurlar
sakla beni, bulmasınlar sabaha kadar

belki herkesin dilinde şimdi bu firar
belki verildi kararım, şimdi yoldalar


charlie brown söyledi | Permalink | 6 farklı hayal

Cumartesi, Şubat 18, 2006
Saat: 00:13

şimdi bir şey yazcaktım ama uykum geldi. yazmadan da edemedim, yatcam kalkcam unutmamış olursam eğer yazacağım. bir de duffy artık mindere gel de, ben de seni bir yorumlayayım..

charlie brown söyledi | Permalink | 1 farklı hayal

Çarşamba, Şubat 15, 2006
Saat: 12:18

dün arkadaşlarla toplaştık.. bugs, bob ve duffy ile.. güzeldi, onları görmek hep güzel olur zaten..
sonra ben sinema ya gittim.. ne yaptığım, ettiğim konusunda malumat vermek değil niyetim. Brodway sineması var ya bahariyede, sadece ve sadece avrupa sineması gösteriliyor, işte oraya.. bir çift, bir de ben vardım sinemada.. sinema yazısını yazmadan önce(okumaya bilirsiniz) tavsiye edeyim dedim. göçmen olmasam da, ruhumda hep bir göçmenlik yattığından mıdır bilmiyorum, çok etkilendim. gidip görün bence, canı cehenneme hollywood sinemasının... bu arada filmin adı; çalıntı gözler. sakın ha, nejat işleri görmek için gideyim demeyin, üzülürsünüz:)

charlie brown söyledi | Permalink | 6 farklı hayal

Salı, Şubat 14, 2006
Saat: 10:50

3. sınav haftamın içindeyim.. bugün saat 13:00 sularında gireceğim 12. sınavım. evet, yanlış duymadınız 12. sınavım. nasıl olduğumu kimse tahmin bile edemez. birazdan hazırlanıp, hızlı adımlarla gideceğim sınavımın nasıl geçeceği, meçhul... 6. kez giriyorum bu sınava, her seferinden kendimden emin bir şekilde yazıp çiziyorum, sonuç; ne siz sorun, ne ben söyleyeyim, tahmin edin artık.. bakalım bu sınav nasıl geçecek, biraz tahmin de bulunalım..
1)tam beklediğim sorular gelecek ve ben hiç zorlanmadan bütün soruları cevaplayacağım.(zaten 4 soru soruluyor)
2)nerede alakasız bir ayrıntı var, gidip onu bulacak, ben yine hayatımda bunu görmedim diyeceğim..
3)bir arkadaşım benim yerime sınav kağıdını doldurup, bana verecek.
4)sınav esnasında kavga çıkacak, biri çıldırıp hocaya saldırcak ve sınav iptal olacak.
5)ben her sene olduğu gibi, kendimden yarı emin bir şekilde soruları bitirip, çıktığımında geçtim mi kaldım mı diye bir tahmin de bulunamayıp, sonuçların açıklanmasını büyük sancılarla beraber bekleyeceğim..

bu liste uzar gider, ben gideyim de ellingham'ı tekrar okuyayım..

görüşürüz...

not: charlie'yi merak edenler, etmeye devam etsin. durum budur...

charlie brown söyledi | Permalink | 4 farklı hayal

Çarşamba, Şubat 08, 2006
Saat: 08:17

uzun zaman oldu kimse birşey yazmadı. "terkedildi buralar" gibi olmasın. şu son zamanlar kimsenin bişey yazmayı istediğini de zannetmiyorum aslında. herkes bir telaş bir zamansızlık girdabındaymış izlenimi veriyor. Yok öyle şey, yazmaya her zaman vakit var ama belki çok soğuk ve dışarıya çıkmak istemedik alemimizden. bak bu olabilir.
Ben istemedim.

istanbulda ana yollar açık hatta ziyadesiyle açık... bir saatlik yol yarım saatte nasıl gelinir gördüm.Gece bir deprem olmuş duymadım.Akşamında itiraf etmeliyim uyumak için kendimi baya bi zorladım Geçen pazar şu konuşulan filme gittim, çok konuşulmadan gideyim diye...küçücük çocuklarını getirmiş millet, ailelerini eleştirdim. bu sefer o kadar yağdı da hiç kar oynamadım. Üsküdar çok sevimsiz ama hala bırakamıyorum. Birkaç hafta önce İstanbul soğumuştu, soğumuştum ...
perşembe günü ısınacakmış güzelleşecekmiş şehrim:)

bugs bunny söyledi | Permalink | 3 farklı hayal
Biz
Neyse...
Sağ eller havaya, pırlantalar buraya!!! Tek taşımı kendim aldım, tek başıma kendim taktım.. Girmesinler havaya...
Yayında Yapımda Emeği Geçenler
  Teşekkür Ederiz: