Cumartesi, Mart 25, 2006
Saat: 17:20

zaman geçtikçe, hayat kavramının ne kadar da basit olduğunu anladıkça ve her geçen gün uzak kaldıkça her şeyden çoğu şeyin anlamsız olduğunu farkediyor insan. yazmak istediğim ya da yazmak zorunda olduğumu düşündüğüm tüm cümlelerim ağırlığı altında ben inatla sen uyurken penceremde içilen bir dal sigara eşliğinde havaya yazıyorum cümlelerimi gecenin karasına bulaşan dumanımla... ve çokça şey bilmediğimi anlıyorum ve biliyorum hala vakit var, kağıt ve kalemim bekleye dursun. kelimeler doğacak elbet ve gün ışığı ile aydınlanıp; seni, beni, hepimizi aydınlatacak..

yazmak.. yazmak.. yazmak..

sanki yaşamın bir sırrı varmış gibi ve ben o sırrı bulacakmışım da tüm perdeler kalkacakmış gibi geliyor.. her geçen an daha çok heyecanlanıyorum ve ben bu sırrın peşinden koşarken hoşça bakın zatınıza...

charlie brown söyledi | Permalink | 1 farklı hayal

Pazartesi, Mart 20, 2006
Saat: 18:09

"Anlaşılmaz cümleler kurup, -de ve -da ları dahi anlamında ise kelimelerden koparıp, canımın istediği yerlerde noktalama işaretlerini cömertçe dağıtabilir, her noktadan sonra inatla küçük harfle başlayabilirim. kelimelerin suretlerinin ardındaki anlamlarının ağırlığı ile durduğum yerlerde cümlemi ... (üç nokta) ile bitirebilirim. canım sıkılırsa .. (iki nokta) koyarım, kimilerini çok rahatsız etse bile.. devrik cümlelerimin içinde kurallara uygun bir cümle kurdukdan sonra ise gururla . (nokta) yı tam isabet vurabilirim kağıdıma. sorularım can sıkıcı olmalı ve ? (soru işareti) nin arkasına saklanıp, cevaplara karşı gözlerimi kapatıp susabilirim. bitmek bilmeyen cümlelerimi , (virgül) ler ile bir sıraya sokup, - - (kesikli çizgi) arasında istediğim gibi, kocaman gözlerimi kapatıp, çığlık atabilirim. diğer noktalama işaretleri sırasını bekler, durur...

Ve soğuk bir kış günü ; (noktalı virgül) olup, : (iki nokta üstüste) ye aşık olabilirim.

Bırakın tüm cümleler anlamsız kalsın şimdi..."

anlatmak istediğim böyle bir şey ya da alakası yok bilmiyorum. her neyse ASK (anorganik sınai kimya) dersinde yazmıştım, mükemmel olmasını bekleyecek değilsiniz ya:)


charlie brown söyledi | Permalink | 4 farklı hayal


Saat: 17:50

yeni bir makyaj ile tekrar karşınızdayız. faruk'un sitesini görünce bizimkini de değiştirelim dedim, eh pek muhterem arkadaşımız bizi kırmadı ama aceleye getirdiğimiz için içime çok da sinmeyen bir tasarıma karar kıldık. şimdi bakıyorum da beğenmedim cidden, bir ara tekrar değiştirsek iyi olur kanka:)

herneyse aklımda olan milyonlarca plan projeyi yine gerçekleştiremiyorum çünkü evden nete giremiyorum şu an da evimin bir alt sokağındaki kafedeyim, internet cafeye gelmeyeli baya olmuş, garipsedim neyse ki içerde internete girenlerin hepsi mahallenin çocukları:)

gelelim daffy duck'ın dediklerine... biraz hak veriyorum aslında, inşaallah elimizden geleni yaparız hadi benim bahanelerim var da bob ve bugs ne yapıyor bilmiyorum:P bize öncülük edip güzel şeyler paylaşmasını istiyorum daffy'den..

bakalım biraz sonra yazdığım yazıyı beğenecek mi:)

charlie brown söyledi | Permalink | 3 farklı hayal

Perşembe, Mart 16, 2006
Saat: 12:10


evet efendim sonunda iki kelam etme fırsatı verildi bize sağolsunsunlar, eskikliğini göstermesin tanrım.

bu zaman kadar bekledim efendim, iki satır doğru düzgün bir şeyler yazarlar diye amma malesef boşa kürek çekmişiz. efendim bendeniz ister ki gençlerde duygularını düşüncelerini açıklasın, güzel güzel bişiler yazsın. ama güzel efendim nerde bunlarda bu his yoğunluğu. kral fm dj leri gibi ve sanki gece sabaha karşı bir program yapiyolar, öldüm bittim yani. sonunda iş başa düştü dedim, halkımın beni göreve çağırdığını gördüm, görevden kaçan şöle böle olsun dedim ve işte sağ tarafıma yaslanıp artık daha dikkatli bir şekilde sizleri izliyor olucam. bekleyin beni efendim...

daffy duck söyledi | Permalink | 0 farklı hayal

Pazartesi, Mart 13, 2006
Saat: 08:44

hayallerim hep başkaları içindi. Aslında kolay olanda buydu. mesela; birilerinin mutlu olduğunu düşünebilir ve buna sevinebilirdim. ama kendi adıma böyle bir hayal kuramazdım.herşey bitmeye mahkum iken; mutluluğun en korkunç anı bitişiyken; farkına bile varamadığım mutlu anlarımda yani şekillendirirsek; uçarken kanatların koparılması gibi bişey olur.Anın kıymetini bilmeden başlamadan bitirmek gereksiz belki. belki değil belki kesinlikle öyle.Aslında bir yalnızlık tünelinin başlangıcı... her halükarda bütün savaşlarda ön safhadayım ve tek başıma. galiba bunun adı başka bir şey olmaya başladı...galiba.
hayallere en çok yakışan ebedi mutluluk olmalı; çünkü onda kurulan hayaller önce bir dua niteliğindedir. belki diğerleriyle farkı bu.

bugs bunny söyledi | Permalink | 2 farklı hayal

Cumartesi, Mart 11, 2006
Saat: 18:31


fakatlar... amalar.... lakinler... ne kadar da çok hayatımızda... iki cümlenin kavuşmasına mani mutlaka bunlardan biri oluyor. ürkek kelimeler baskın olanlar karşısında saklanıyor ve böylece söylenmesi gerekenleri susuyoruz. susmalarımız heybemizde biriktirdiklerimiz haline dönüşüyor ve yük gittikçe ağırlaşıyor ...
bazen her şey dünde kalsa da bi müzik ya da başka bişey sizi sizden ediyor bu güne dair hiç bir şey kalmıyor...
bir el size dost gibi sarılırken kırıyor, Bazen eller kırgın yanlarınızı sarıyor
neyse leri seviyorum ve aman ah edip boşveriyorum o zamanlarda.
perdeyi kapatıp içeri geçiyorum.

sponge bob söyledi | Permalink | 3 farklı hayal

Pazartesi, Mart 06, 2006
Saat: 15:24

"Allah bana yeter! O'ndan başka tanrı yok. Hep O'na dayanmış O'na güvenmişimdir ben; çünkü O'dur en yüce hükümdarlığın Rabbi."

Tevbe/129

charlie brown söyledi | Permalink | 2 farklı hayal

Perşembe, Mart 02, 2006
Saat: 16:32

en sadık yarimiz uyku. sığınılan ayrı bir mekan. ana rahmine kaçmak gibi...
başı ağrıyana, morali bozuk olana, derde deva görünen uyku. her zaman böyle olmuyor tabi ki, istenilenin çoğu zaman olmaması gibi bir şey. uykuya yol alırken yanımızda, hani sırtımızda taşımaya mahkum olduğumuz tüm düşünceler de beraberinde geliyor. ve kapı aralanıp rüya alemine giriyoruz. rüya yorumlamasını bilmem, çok da düşünmem. dinlenmek için sığındığım uyku da beni yordu, rüya mı gerçek mi ayırtedemedim ve tüm uykum boyunca bununla mücadele ettim. yoruldum. ne derler; hayr olsun...

charlie brown söyledi | Permalink | 1 farklı hayal

Çarşamba, Mart 01, 2006
Saat: 19:38

ne clark kent'im, ne süpermenim!

tüm sorulara verilen cevapların yanına bir de bunu söylemek gerekiyor. en güzel bahane cümlesi.. anlaşılmanın; doğrusu da, yanlışı da iyi değil bence.. en güzeli anlaşılmamak.. süperman değilsen, taklit etmeye çalışma... mutlu ol, sakın bunun da taklit etme. özgün ol:)



charlie brown söyledi | Permalink | 1 farklı hayal


Saat: 19:03

biliyorum, saklambaç oynamamda üstüme yok, kimse beni bulamadığından canım sıkılır ama yazı yazarken olmuyor, çocukken gibi olmuyor hiç bir şey.. ele vereceğim kendimi, saklanmaya çalıştıkça, beni çevreleyen bakışlardan kurtulamayacağım. en iyisi körebe oynamak; orta yerde, herkesin içinde kimseyi görmeden yürümek...



böylesi bir giriş yoktu aklımda, aslında yazmak için parmaklarım sızlanmasa oturmayacaktım bile bilgisayarın başına.. biliyorum istediğim gibi olmayacak ve biliyorum ki bilmediğim(iz) çok şey var... bugün İstanbul’a dönüyorum, kısa bir ayrılık olsa da daha önce bu kadar zor olmuş muydu hatırlamıyorum. çok özledim... ben bu şehirden ayrılamayacağım sanırım...

bugün biraz nostalji günü oldu. öncelikle ben böyle evde keyif hallerindeyken tv.de show tv'nin 15. yıl reklamı vardı.. bütün yıllarda yayınlanan en önemli programları göstermişler, tarih düşmüşler.. seneler öncesine gittim.. eğer denk gelirseniz mutlaka izleyin.. nostalji günü dedim ya; biletimi ilk defa ben gidip aldım otogardan, giderken eski mahallemden geçtim, bilerek gitmek istedim.. okuyanlarınız olmuştur Bu Yaka'nın Ocak sayısında yazmıştım, tığcı amca yoktu, muhterem amca aynı bakkal dükkanındaydı, saçlarına aklar düşmüş.. içeri girip halini hatırını sormaya çekindim... eski mahalleme baktım; büyüdük dedim, büyümek istemesek de büyüdük... havuçlu, cevizli kek de çok güzel oluyormuş:) (evi çok seviyoruum:) ) herneyse ne diyordum.. bir kaç gün içinde burası ile de ilgilenmeyi düşünüyorum, daffy sen yazmak iste paşam, hallederiz:) diyeceğim bir sürü şey vardı ama boş verin, kek çok güzel:)

charlie brown söyledi | Permalink | 2 farklı hayal


Saat: 09:14

virgüllerle devam ediyordu hayat... her virgülden sonra bir kelime geliyor ve çoğu kelimeyi anlamadan yaşıyordum. Aynaya bakardım çocukken...o zamanlar en mutlu zamanlarımdı.
Oyun sadece herşey oyun. hayatın kocaman bir güneşi vardı ve sanki içime sığdıracağım kadar büyük bir aydınlığı...Otları sarartırken tenimi yakar ve ben serin gölgesinde ağacın ayak uçlarına saklanırdım. Yanık ot kokusu ve çekirge sesleri ile gözetlenirdim sanki. Heybetli gölgesine saklanırdım
şimdi nereye saklansam...
Bir sürü çiçekler serpilmişti toprağa. Dolaşık saçlarıma onları tutturmak kolay oluyordu. Sanki onlar kendiliğinden tutunmuşlardı asil saçlarıma... güzel değil asildim o zamanlar. Sonra rüzgarlar dağıtırdı tacımı ve terden enseme yapışmış saçlarımı zorla kaldırmaya çalışırdı. İçimde garip bir üşüme başladı... sonrası gereksiz şeyler.
...
sonrasında tek bir şey;
en çok bülbülün güle olan aşkını kıskanmıştım.

bugs bunny söyledi | Permalink | 1 farklı hayal
Biz
Neyse...
Sağ eller havaya, pırlantalar buraya!!! Tek taşımı kendim aldım, tek başıma kendim taktım.. Girmesinler havaya...
Yayında Yapımda Emeği Geçenler
  Teşekkür Ederiz: