Çarşamba, Haziran 28, 2006
Saat: 08:33


çocuktuk... sonra neden büyümek istedik?

bugs bunny söyledi | Permalink | 3 farklı hayal

Salı, Haziran 27, 2006
Saat: 13:32


Dün yüreğime bulutlanan çöreklenen tüm hüznü salmaya yada geride bırakılan bir “ben” için uzaktan şöyle bir bakmaya belki el sallamaya belki acımaya en müsait zaman dilimiydi; vapurdaki dakikalarım... Deniz havası bana yarıyordu. Şöyle ki; Hava kararmıştı, millet daha yeni çıkıyordu gezmelere...Eminönü üsküdar hattı tercihimdir her zaman... belki Kadıköy bazıları için vazgeçilmez olabilir ya ben nerdeyse 2 aydır uğramadım oraya....öyle de aramıyorum gideyim diye. Sırf üsküdara denizden yanaşmak ve bu arada seyretmek için 20 dk boşuna bekledim vapur saatini. Beklerken 2 küçüğün konuşmadan yaptıkları muhabbeti izlemekten kendimi alamadım. Biri türk diğeri ise arap. Tabi onlarda dil farklılığı yok. Bebekçe ortak dil. Bıcır bıcır oynuyorlardı. Bir tek onlar gülümsetebildiler o halimde. vapur yanaştığında hızlı adımlarla ön safa geçerek vapurun balkonunda yer kapabildim.Yanımda bir çift turist...sonraları konuşmaları can sıkıcı bir melodiye dönüşmeye başlamıştı. Aslında Sessizliği tercih ederdim. Ama beni fanusumdan çıkaracak bir durumları da yoktu Yanlarında ufacık kalmıştım maşallah onlar iri, boylu poslu oluyorlardı da zaten büzülmüşüm, dalmışım gitmişim tükenecek gibiyim.
Aklıma bir arkadaşın hatırlattığı şu söz geldi. Kime ait olduğunu unuttum ve yanlış yazdıysam özür diliyorum, hatırladığım kadarıyla “Ney sesi ne hislendirir ne de içlendirir, ney sadece hiçlendirir” di. Evet bir de ney sesi olsaydı benden bir hatıra bile kalmazdı geriye ama hiçliğin sesi kadar görüntüsü de olabilir.
(Sesli) Düşündüm de (burayı herkes anlamasa da olur)
“sensiz bu şehrin tadı yok
göçmen kuşları bekliyeceğim.” eyvallah

bugs bunny söyledi | Permalink | 2 farklı hayal

Pazar, Haziran 25, 2006
Saat: 13:52

kimse beni merak etmiyor biliyorum, ya da artık merak etmek istemiyor. herkes bana kızıyor bunu da biliyorum peki ben şimdi kime kızayım onu da bilmiyorum. herneyse...
internete artık girmediğim için hiç bir şey yazamadım, inanın uzun zamandır ilk defa giriyorum ve hemen bir şeyler yazıyorum. ve aslında sanal denilen arkadaşlıklar bizde yok desek de biz bunu aştık gerçek biziz desek de bir net bağlantısı yokluğunda hiç görüşememek beni oldukça üzüyor, demek sanal dünya gerçek hayata geçmesi için ille de bir kablo bağlantısı gerekiyormuş diyorum. aman aslında benim hiçbir şey bildiğim yok ya saçmalıyorum. peki sevgili ve benim GERÇEKTEN sevdiğim arkadaşlarım ben neden yoktum, nerelerdeydim??
şu an finallerim bitti toplam 13 ders aldım ve sabah akşam demedim çalıştım ve bir çoğunu geçtim bir kaç tane uyduruk dersim bütünlemeye kaldı, onları da bu 2 hafta içinde vereceğim inşaallah... ve aksilik çıkmazsa okulum gelecek ocak ayında biticek. buna ben seviniyorum gibi, aslında çok da sevinmiyorum çünkü bilmiyorum ne yapacağımı. bilenleriniz vardır mesala faruk gibi, yazı yazmayı bıraktım nedeni ise yazmak için bir sebebim yok. hayat ile sorunu olan insan yazı yazar, benim sorunum yok, yazacak bi şey bulamıyorum. inanın çok uzun zamandır ilk defa buraya bir kaç cümle yazıyorum, girdiğim sınavlar hariç:) okulum 7 Temmuzda bitiyor. 10 Temmuz saat 14:00'de de mezuniyetim var Göztepe Kampüsü Spor Salonunda hepinizi bekliyorum, gerçi bi şey olmayacak, saçma bir şekilde kepler havaya yapcaz ama olsun adettendir.
öyle işte istanbul'a geleli 5 yıl bitmek üzere ve ben şaşkın bir haldeyim, bu kadar zaman ne çabuk geçti inanamıyorum ve belki çok kısa süre daha burda kalacağım sonrasını bilmiyorum...
garip oldum şimdi, herneyse.. iyi bakın kendinize, ben hiçbir şeyi unutmadım bunu da bilin...

charlie brown söyledi | Permalink | 3 farklı hayal

Pazartesi, Haziran 19, 2006
Saat: 18:22

zaman ne kadar çabuk geçiyormuş değil mi?

daffy duck söyledi | Permalink | 11 farklı hayal

Cuma, Haziran 02, 2006
Saat: 12:03


şu liselerin meşhur pilav günleri vardı ya... ee bizim okulun yani kadıköy imam hatip lisesinin de uzun zamandır süregelen bi pilav günü mevcuttu hali hazırda. efendim zaman değişiyor her şey değişiyor (ee tabi çelikte değişiyor, neyse:) ve adımlarına ayak uyduruyoruz çok şükür elimizden geldiği mecalimiz yettiğince... :) işte velhasıl pilav günümüz bu sene su böreği günü olarak değişikliğe uğramış. ee yıllardır içimiz dışımız pilav oldu. millet gidince yerlerde batıyo kardeşim, çocuk gibi döküyolar daneleri yerlere. plastik çatalla ancak o kadar oluyor ya! o da maharet gerektiriyor öle demeyin:P iyi oldu. böle derli toplu mis gibi su böreğini yer bir kaç eski dosta selam verir hal hatırlarını sorar geliriz dedik. aslında hatıralarımızda eski günlerin bi tekrarını canlandıralım yeter, bir eski sima bile bir zaman rüzgarını salıveriyor hayallerimize. aslında okulun kapıları herkese açık. (gelin beleşten:) hoş burdan bu yazıyı okuyan arkadaşlarda elimin parmakları kadar varmı onu da bilmiyorum:) olsun biz söyliyelim de.
ne demişler;
çağrıldığın yere erinme
çağrılmadığın yere görünme.

hoşçabakın zatınıza.

Yer: Kadıköy İmam Hatip Lisesi Bahçesi
Saat:16.00

sponge bob söyledi | Permalink | 4 farklı hayal
Biz
Neyse...
Sağ eller havaya, pırlantalar buraya!!! Tek taşımı kendim aldım, tek başıma kendim taktım.. Girmesinler havaya...
Yayında Yapımda Emeği Geçenler
  Teşekkür Ederiz: